Kitle fonlama yoluyla fonlanan bir girişimin yatırımcılarına temettü ödemesi yapabilmesi için belirli kriterlerin yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu kriterler, hem hukuki gereklilikler hem de şirketin finansal durumu ile ilgilidir. İşte bu süreçte dikkate alınması gereken bazı ana kriterler:

- Şirketin Kâr Elde Etmesi: Temettü ödemesi yapabilmek için şirketin kâr elde etmesi gerekmektedir. Temettü, şirketin elde ettiği net kârdan pay sahiplerine dağıttığı kısım olduğundan, şirketin mali yıl sonunda kâr etmiş olması şarttır.
- Genel Kurul Kararı: Şirketin temettü ödemesi yapabilmesi için genel kurulda bu konuda bir karar alınması gerekmektedir. Şirketin yönetim kurulu, temettü dağıtımı yapılmasını önerir ve bu öneri genel kurulda oylanır. Çoğunluğun onayıyla temettü dağıtımı kararı alınabilir.
- Temettü Politikasının Belirlenmesi: Şirketin, kârını nasıl dağıtacağına dair bir temettü politikası oluşturması gereklidir. Bu politika, temettülerin ne kadarının dağıtılacağı, ne zaman ödeneceği ve hangi şartlarda dağıtım yapılacağı gibi konuları kapsar.
- Yasal Yedek Akçelerin Ayrılması: Türk Ticaret Kanunu’na göre, şirketler temettü dağıtmadan önce belirli bir oranı yasal yedek akçe olarak ayırmak zorundadır. Bu yedekler, şirketin finansal sağlığını koruma amaçlıdır.
- Vergi Yükümlülüklerinin Karşılanması: Şirketin temettü ödemesi yapabilmesi için vergi yükümlülüklerini yerine getirmiş olması gerekmektedir. Temettü üzerinden ödenecek vergiler, hem şirket hem de yatırımcılar açısından önem taşır.
- Sözleşme ve Anlaşma Şartları: Kitle fonlama sürecinde yatırımcılara sunulan sözleşmelerde, temettü ödemesi ile ilgili özel şartlar bulunabilir. Bu şartlar, ödenecek temettü oranını ve ödeme zamanlamasını etkileyebilir.
- Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Düzenlemeleri: Türkiye’de kitle fonlama ile ilgili işlemler SPK tarafından denetlenir ve düzenlenir. Bu nedenle, girişimin temettü dağıtımında SPK’nın ilgili düzenlemelerine uygun hareket etmesi gerekmektedir.
Bu kriterler, temettü ödemesi yapılabilmesi için girişimin karşılaması gereken temel şartları içerir. Girişimin finansal durumu, yatırımcılarına taahhüt ettiği yükümlülükler ve yasal gereklilikler bu sürecin belirleyici unsurlarıdır.
Kitle fonlama yoluyla fonlanan bir girişimin yatırımcılarına temettü dağıtması mı yoksa bu miktarı yatırıma ayırması mı gerektiği, girişimin stratejik hedeflerine, büyüme potansiyeline ve finansal durumuna bağlı olarak değişir. Bu konuda doğru kararı verebilmek için göz önünde bulundurulması gereken birkaç ana kriter vardır:

1. Şirketin Büyüme Aşaması:
- Erken Aşama Girişimler: Genellikle erken aşama girişimler için kârın yeniden yatırıma yönlendirilmesi daha doğru bir strateji olabilir. Bu aşamada, şirketin önceliği büyüme, pazar payını artırma, ürün veya hizmetlerini geliştirme ve rekabet avantajı kazanma olmalıdır. Kârı yatırıma ayırarak, girişim uzun vadede daha yüksek getiri sağlayabilir.
- Olgun Aşama Girişimler: Şirket büyüme aşamasını tamamlamış ve istikrarlı kârlılık seviyesine ulaşmışsa, yatırımcılara temettü dağıtımı makul bir strateji olabilir. Bu, yatırımcıların güvenini pekiştirir ve onlara somut bir getiri sağlar.
2. Şirketin Nakit İhtiyacı:
- Yatırım İhtiyacı: Eğer şirketin büyümek veya operasyonlarını genişletmek için yatırıma ihtiyacı varsa, kârı bu yatırımlara yönlendirmek daha mantıklı olabilir. Özellikle hızlı büyüme potansiyeli olan sektörlerde, yeniden yatırım yapmak uzun vadede daha fazla değer yaratabilir.
- Finansal İstikrar: Şirketin yeterli nakit rezervi varsa ve gelecekte büyük yatırımlar gerektiren bir projeksiyonu yoksa, bu durumda yatırımcılara temettü dağıtımı yapılabilir.
3. Yatırımcı Beklentileri:
- Yatırımcı Profili: Kitle fonlaması yoluyla yatırım yapan yatırımcıların beklentileri de bu kararda önemli bir rol oynar. Bazı yatırımcılar düzenli temettü geliri elde etmek isteyebilirken, diğerleri şirketin büyümesine odaklanmayı tercih edebilir. Girişim, yatırımcı beklentilerini dikkate alarak stratejisini şekillendirmelidir.
4. Pazar ve Rekabet Durumu:
- Rekabet Yoğunluğu: Eğer şirketin faaliyet gösterdiği sektörde rekabet çok yoğunsa ve pazar payını artırmak için sürekli yatırım yapılması gerekiyorsa, temettü dağıtmak yerine bu miktarı yatırıma ayırmak daha doğru olabilir.
- Pazar Fırsatları: Şirket, pazarda yeni fırsatlar görüyorsa ve bu fırsatları değerlendirmek için ek kaynaklara ihtiyaç duyuyorsa, bu durumda kârı yatırıma yönlendirmek daha stratejik olabilir.
5. Vergi ve Yasal Düzenlemeler:
- Vergi Avantajları: Bazı durumlarda, temettü dağıtımı vergi avantajları veya dezavantajları yaratabilir. Bu nedenle, vergi yükümlülükleri ve yasal düzenlemeler de göz önünde bulundurulmalıdır.

Sonuç:
Bir girişimin yatırımcılarına temettü dağıtması veya kârını yeniden yatırıma yönlendirmesi kararı, girişimin uzun vadeli stratejik hedeflerine, mevcut finansal durumuna ve yatırımcı beklentilerine bağlıdır. Genel olarak, erken aşama girişimler için kârın yatırıma ayrılması genellikle daha uygun olurken, olgun ve istikrarlı girişimler için temettü dağıtımı yatırımcıları tatmin edici bir seçenek olabilir. Girişimcilerin bu kararı alırken hem finansal durumlarını hem de yatırımcılarına karşı olan sorumluluklarını dengelemeleri önemlidir.
Unutulmaması gereken konu ise yatırımcıların girişimdeki pay oranları nispeten düşük olacağı için dağıtılan temettüler yatırımcıları tatmin etmeyebilir fakat öte yandan girişimci/girişimciler çoğunluk paylara sahip olduğu için temettüyü yatırıma ayırmayıp kendilerine finansal kaynak yaratabilirler.

