Kitle Fonlama Sisteminde, Ortaklık Sözleşmesinin Önemi

SHA, “Shareholders Agreement” kelimelerinin baş harflerinden oluşan bir kısaltmadır ve Türkçe’ ye “Ortaklar Sözleşmesi” olarak çevrilebilir.

Ortaklar Sözleşmesi (SHA), bir şirketin ortakları arasında imzalanan ve ortakların hak ve sorumluluklarını, şirket yönetimi ile ilgili kuralları, kararların nasıl alınacağını, kâr dağıtımı prosedürlerini vb. düzenleyen bir sözleşmedir.

Ortaklar Sözleşmeleri genellikle şu durumlarda kullanılır:

  1. Ortaklı şirketlerde: Birden fazla ortağı olan limited şirketler, anonim şirketler vb. ortakların hak ve sorumluluklarını netleştirmek için bir Ortaklar Sözleşmesi imzalarlar.
  2. Girişim şirketlerinde: Melek yatırımcılar, risk sermayeleri veya diğer yatırımcılar, bir girişime yatırım yaparken haklarını korumak için bir Ortaklar Sözleşmesi talep ederler.
  3. Aile şirketlerinde: Aile üyelerinden oluşan ortaklar, şirket yönetiminde sorun yaşamamak için bir Ortaklar Sözleşmesi yaparlar.

Ortaklar Sözleşmeleri, ortaklar arasındaki anlaşmazlıkları önlemeye, şirket yönetimini düzenlemeye ve ortakların haklarını korumaya yardımcı olur. Sözleşmenin içeriği, şirketin yapısı, ortakların sayısı ve amaçlarına göre değişebilir.​​​​​​​​​​​​​​​​

Kitle fonlama (crowdfunding) yoluyla fon toplayan girişim şirketleri (startuplar) için de Ortaklar Sözleşmesi (SHA) uygulanabilir ve önemlidir.

Kitle fonlama kampanyalarında çok sayıda küçük yatırımcı girişime fon sağlar. Bu durumda, girişimin kurucuları ve bu kitle fonlama yatırımcıları arasındaki ilişkileri, hak ve sorumluluklarını düzenleyen bir Ortaklar Sözleşmesi yapılması faydalıdır.

Ortaklar Sözleşmesi, kitle fonlama yatırımcılarının haklarını korur ve şirket ile ilişkilerini netleştirir. Örneğin oy hakları, kâr payı dağıtımı, şirketin satışı durumunda payları vb. konuları düzenler.

Girişim için Ortaklar Sözleşmesi’nin potansiyel bir zararı olmaz, tam tersine fayda sağlar:

  1. Yatırımcı ilişkilerini düzenler, belirsizlikleri ortadan kaldırır.
  2. Kurucular ve yatırımcılar arasındaki beklentileri netleştirir.
  3. Olası anlaşmazlıkların ve hukuki sorunların önüne geçer.
  4. Şeffaflık ve güven ortamı sağlar.
  5. Profesyonel bir girişim olduğu izlenimini verir.

Dolayısıyla kitle fonlama yoluyla fon toplayan girişimler için bir Ortaklar Sözleşmesi yapmak, tüm tarafların haklarını korumak ve ilişkileri düzenlemek açısından önemli bir adımdır.​​​​​​​​​​​​​​​​

Kitle fonlama yoluyla fon toplayan bir girişim şirketinin, yatırım yapmayı düşünen potansiyel yatırımcılara Ortaklar Sözleşmesi’ni (SHA) ibraz etmesinin ve göstermesinin önünde yasal bir engel bulunmamaktadır.

Aksine, yatırım kararı alacak kişilerin sözleşmenin içeriğini bilmesi ve haklarını, sorumluluklarını önceden öğrenmesi önemlidir. Bu şeffaflık ilkesine de uygundur.

Ortaklar Sözleşmesi gizli veya şirket sırrı niteliğinde bir belge değildir. Şirket ortaklarının hak ve sorumluluklarını düzenleyen bir sözleşmedir. Bu nedenle potansiyel yatırımcılara gösterilmesinde sakınca yoktur.

Hatta pek çok yatırımcı, özellikle melek yatırımcılar ve girişim sermayeleri, yatırım yapmadan önce Ortaklar Sözleşmesi’ni incelemek ve üzerinde değişiklikler talep etmek isterler.

Kitle fonlama kampanyalarında da durum farklı değildir. Yatırım yapmayı düşünen kişiler, haklarını ve risklerini bilmek isteyeceklerdir. Bu da Ortaklar Sözleşmesi’ni incelemekle mümkündür.

Özetle, bir girişimin kitle fonlama yatırımcılarına Ortaklar Sözleşmesi’ni gösterip açıklaması, yatırımcıların bilinçli karar vermesini sağlar ve yasal açıdan da uygundur.​​

Bir Ortaklar Sözleşmesi (SHA), genel olarak hem yatırımcıların hem de girişimcilerin haklarını ve çıkarlarını dengeleyecek şekilde tasarlanır. Ancak sözleşmenin odak noktası, yapısına ve içeriğine bağlı olarak değişebilir.

Geleneksel olarak Ortaklar Sözleşmeleri daha çok yatırımcıların haklarını ve yatırımlarını korumayı hedefler. Çünkü yatırımcılar, girişime fon sağlayan ve risk alan taraftır. Bu nedenle sözleşmeler şu hususları içerir:

  • Yatırımcıların oy hakları ve yönetime katılma şartları
  • Yatırımcıların kâr payı, temettü alma hakları
  • Şirketin satışı/birleşmesi durumunda yatırımcıların pozisyonu
  • Likidite tercih hakları (öncelikli hisse senedi ihracı vb.)
  • Yatırımcıların bilgi alma ve denetim hakları
  • Rekabet, ayrılma şartları vb.

Öte yandan, kurucu girişimciler de kendi haklarını ve çıkarlarını korumak ister. Bu nedenle Ortaklar Sözleşmesinde şu gibi maddeler de yer alabilir:

  • Girişimcilerin operasyonel kontrolü ve oy hakları
  • Girişimcilerin işten çıkarılma şartları
  • Telif hakları, patentler vb. fikri mülkiyet haklarının korunması
  • Rekabet yasağı, gizlilik yükümlülükleri

Dolayısıyla iyi hazırlanmış bir Ortaklar Sözleşmesi, hem yatırımcıların hem de girişimcilerin çıkarlarını dengeli bir şekilde korumayı hedefler. Ancak uygulamada, yatırımcıların daha güçlü olması nedeniyle sözleşmeler genellikle onların lehine hazırlanır.

Kitle fonlama kampanyalarında ise yatırımcı sayısının çok olması, sözleşmelerin daha çok yatırımcı haklarına odaklanmasını gerektirir .​​​​​​​​​​​​​​​​

Eğer bir kitle fonlama girişiminde Ortaklar Sözleşmesi (SHA) yoksa, yatırımcılar çeşitli risklerle karşı karşıya kalabilir:

  1. Belirsizlik Riski:
    Yatırımcıların hak ve sorumluluklarının net olmaması, hangi durumlarda ne gibi haklara sahip olacaklarının belirsiz olması büyük bir risktir. Ortaklar Sözleşmesi olmadığında bu konular muğlak kalır.
  2. Şeffaflık Eksikliği Riski:
    Ortaklar Sözleşmesi, yatırımcıların şirketin faaliyetleri, mali durumu vb. hakkında bilgi alma haklarını düzenler. Bu sözleşme olmadığında, girişimcilerin şeffaf olmaması ihtimali artar.
  3. Çıkar Çatışması Riski:
    Girişimciler ile yatırımcıların çıkarları ters düştüğünde, hakların net olmaması nedeniyle ciddi anlaşmazlıklar yaşanabilir. Sözleşme bu ihtimali minimuma indirir.
  4. Kâr Payı ve Likidite Riski:
    Yatırımcıların kâr payı alma, hisselerini geri satma hakları Ortaklar Sözleşmesi’nde belirlenir. Sözleşme olmadığında bu konularda sorunlar yaşanabilir.
  5. Dışlanma Riski:
    Sözleşmede olmadığı için, yatırımcıların şirket yönetimine katılma ve oy kullanma hakları muğlak kalabilir. Bu da dışlanmalarına neden olabilir.
  6. Çıkış Stratejisi Riski:
    Girişimin satışı, halka arzı vb. durumlarda yatırımcıların pozisyonu belirsiz kalır. Ortaklar Sözleşmesi bu şartları netleştirir.

Özetle, Ortaklar Sözleşmesi kitle fonlama yatırımcılarının haklarını ve yatırımlarını korumak için çok kritik bir belgedir. Bu sözleşme olmadığında, yatırımcılar birçok risk ile karşı karşıya kalabilir.​​​​​​​​​​​​​​​​

Bir girişimci açısından da Ortaklar Sözleşmesi’nin (SHA) olmaması bazı riskler taşır:

  1. Kontrol Kaybı Riski:
    Ortaklar Sözleşmesi olmadığında, girişimcilerin şirket üzerindeki operasyonel kontrolü ve oy hakları net olarak belirlenmez. Bu durum, yatırımcıların aşırı müdahalesi ve girişimcilerin kontrol kaybetmesi riskini doğurur.
  2. Fikri Mülkiyet Riski:
    Girişimciler için en değerli varlıkları, fikri mülkiyet hakları ve patentleridir. Ortaklar Sözleşmesi’nde bu hakların korunması maddeleri yer alır. Sözleşme olmadığında, bu kritik hakların ihlal edilme riski vardır.
  3. Rekabet Riski:
    Sözleşmede, girişimcilerin rakip girişimlere geçme veya yeni iş kurma yasağı gibi maddeler bulunur. Bu maddeler olmadığında, girişimcilerin girişimi terk edip rakip olmaları riski ortaya çıkar.
  4. Öngörülmezlik Riski:
    Sözleşme, tarafların hak ve sorumluluklarını önceden belirler. Olmadığında, gelecekte ortaya çıkabilecek durumlar ve bu durumlardaki pozisyonlar öngörülemez hale gelir.
  5. Anlaşmazlık Riski:
    En önemli risk anlaşmazlıklardır. Ortaklar Sözleşmesi olmadığında, girişimciler ile yatırımcılar arasında fikir ayrılıkları yaşandığında bunları çözecek bir hukuki zemin olmaz. Bu da ciddi anlaşmazlıklara yol açabilir.
  6. İmaj ve Güven Riski:
    Profesyonel bir Ortaklar Sözleşmesi olmayan bir girişim, yatırımcılara daha az güvenilir ve profesyonel olmayan bir izlenim verebilir.

Sonuç olarak, Ortaklar Sözleşmesi girişimcilerin de en az yatırımcılar kadar ihtiyaç duyduğu önemli bir belgedir. Bu sözleşme sayesinde hem haklarını korurlar hem de yatırımcılarla ilişkilerini sağlam bir zemine oturtmuş olurlar.​​​​​​​​​​​​​​​​

Bir girişim şirketinin ortakları, potansiyel kitle fonlama yatırımcılarına yatırım turunda Ortaklar Sözleşmesi’ni (SHA) göstermekten kaçınabilecekleri birkaç olası neden olabilir:

  1. Rekabet Avantajını Koruma:
    Ortaklar Sözleşmesi, şirketin iş modeli, fikri mülkiyet hakları, gelecek planları gibi gizli bilgileri içerebilir. Girişimciler, bu bilgilerin rakiplerin eline geçmesinden endişe duyabilir.
  2. Müzakere Gücünü Kaybetmeme:
    Ortaklar Sözleşmesi, yatırımcılara şirket üzerindeki hakları gösterir. Girişimciler, sözleşmedeki şartları açıklamadan önce yatırımcıları ikna etmeyi ve müzakere gücünü elinde tutmayı isteyebilir.
  3. Belirsizlikten Faydalanma:
    Bazı girişimciler, sözleşme yapılmadığı müddetçe, yatırımcı haklarının tam olarak netleşmemesinden faydalanabileceklerini düşünebilirler.
  4. Hukuki Danışmanlık Maliyeti:
    İyi hazırlanmış bir Ortaklar Sözleşmesi, hukuk danışmanlarına ödenen yüksek ücretler gerektirebilir. Girişimciler bu maliyetten kaçınmak isteyebilir.
  5. Güç Dengesini Bozmama:
    Bazı girişimciler, sözleşmeyi açıkladıklarında yatırımcıların gücünün ve müzakere pozisyonunun artacağından endişe duyabilir.

Ancak bu yaklaşım çok risklidir. Çünkü yatırımcılar için sözleşme şeffaflık ve güven sağlar. Sözleşmeyi göstermemek, yatırımcıların güvenini sarsabilir ve yatırım alma şansını düşürebilir. Dolayısıyla girişimcilerin dürüst ve şeffaf olmalarında fayda vardır.​​​​​​​​​​​​​​​​

Bir Ortaklar Sözleşmesi (SHA) hazırlamanın maliyeti birkaç faktöre bağlı olarak değişebilir:

  1. Hukuk Bürosu/Avukat Ücreti:
    Ortaklar Sözleşmeleri genellikle deneyimli şirket avukatları tarafından hazırlanır. Avukatların saatlik ücretleri ve hazırlık süresi doğrudan maliyeti etkiler. Tecrübeli büyük hukuk bürolarının ücretleri daha yüksek olacaktır. Küçük bir hukuk firması için 5.000 TL – 20.000 TL aralığında bir ücret beklenebilir.
  2. Sözleşmenin Karmaşıklığı:
    Daha karmaşık ve kapsamlı bir Ortaklar Sözleşmesi hazırlamak daha fazla zaman ve çaba gerektirir. Örneğin çok sayıda yatırımcı, farklı hisse sınıfları, karmaşık kâr dağıtım kuralları vb. unsurlar maliyeti artırır.
  3. Tarafların Sayısı:
    Ortakların ve yatırımcıların sayısı arttıkça, sözleşme müzakereleri ve uyumlaştırma süreci uzar. Bu da maliyeti yükseltir.
  4. Müzakere Süresi:
    Tarafların sözleşme maddeleri üzerinde uzun müzakereler yapması gerekirse, avukatların harcanacak zamanı ve maliyeti artar.

Genel olarak, orta ölçekli bir girişim şirketi için, nispeten sade bir Ortaklar Sözleşmesi hazırlatmanın maliyeti 10.000 TL – 30.000 TL aralığında olabilir. Ancak çok karmaşık ve uzun müzakereler gerektiren sözleşmelerde, bu rakam 50.000 TL’ye kadar çıkabilir.

Bir Ortaklar Sözleşmesi (SHA) olmamasının maliyeti, genellikle parasal olmayan ancak girişim ve yatırımcılar için ciddi riskler taşıyan dolaylı maliyetlerdir:

  1. Anlaşmazlık ve Dava Maliyetleri
    Ortaklar Sözleşmesi olmadığında, taraflar arasında anlaşmazlıklar çıkma ihtimali çok yüksektir. Bu tür anlaşmazlıkların mahkemeye taşınması durumunda, her iki tarafın da avukat ve dava masrafları söz konusu olacaktır. Davalar çok maliyetli ve zaman alıcı olabilir.
  2. Fırsat Maliyeti
    Taraflar arasındaki anlaşmazlıklar ve hukuki sorunlar, girişimin operasyonlarına ve büyümesine ciddi zaman ve kaynak kaybına neden olacaktır. Bu da kaçırılan fırsatlar, tedariksizlik, pazar payı kaybı gibi çok ciddi fırsat maliyetlerine yol açabilir.
  3. İtibar ve Güven Kaybı
    Ortaklar arasındaki anlaşmazlıklar ve yasal sorunların kamuoyuna yansıması, girişimin itibarına ve güvenilirliğine büyük zarar verebilir. Bu da müşteri ve yatırımcı kaybına neden olabilir.
  4. Yatırımcı İlgisi Kaybı
    Sağlam bir Ortaklar Sözleşmesi olmayan bir girişim, profesyonellikten uzak görülebilir. Bu da özellikle kurumsal yatırımcıların ilgisini kaybetmesine yol açabilir.
  5. İşgücü Maliyeti
    Ortaklar arasındaki sürekli anlaşmazlıklar, çalışanların motivasyonunu ve verimliliğini olumsuz etkileyerek işgücü maliyetlerini artırabilir.

Sonuç olarak, bir Ortaklar Sözleşmesi yapmanın maliyeti başlangıçta yüksek görünse de, uzun vadede sağlayacağı hukuki güvence ve olası maliyetlerden kaçınma açısından çok daha ekonomiktir. Aksi takdirde, parasal olmasa da çok ciddi dolaylı maliyetlere katlanmak gerekebilir.​​​​​​​​​​​​​​​​

Bir Ortaklar Sözleşmesi’nin (SHA) varlığı, bir girişim şirketinin olası tasfiye süreçlerini önemli ölçüde etkileyebilir ve süreci daha düzenli ve sorunsuz hale getirebilir. İşte bu etkiler:

  1. Tasfiye Prosedürünü Netleştirme
    İyi hazırlanmış bir Ortaklar Sözleşmesi, şirketin tasfiye edilmesi durumunda izlenecek adımları, tasfiye memurlarının atanmasını, varlıkların nasıl nakde dönüştürüleceğini vb. detayları açıklar. Bu sayede süreç daha düzenli ilerler.
  2. Ortakların Haklarını Koruma
    Sözleşmede ortakların, tasfiye durumunda hisselerine düşecek paylar, alacakları temettüler vb. net bir şekilde belirlenir. Böylece anlaşmazlık riskleri minimuma iner.
  3. Öncelik Sırasını Belirleme
    Sözleşme, alacaklıların, tercihli hissedarların ve normal hissedarların ödenme öncelik sırasını açıkça ortaya koyar. Bu sayede varlıklar adil bir şekilde dağıtılır.
  4. Kâr-Zarar Paylaşımı
    Ortakların kâr-zarara katılım oranları Ortaklar Sözleşmesi’nde belirlenir. Tasfiye esnasında bu kurallara uyulması, anlaşmazlıkları önler.
  5. Sözleşmeye Aykırılıkların Önlenmesi
    Sözleşme hükümleri net olduğundan, ortakların veya yöneticilerin sözleşmeye aykırı eylemler gerçekleştirmesi daha zor olacaktır.
  6. Mahkeme Süreçlerinin Azalması
    Sözleşme açık ve net olduğundan, tasfiye sürecinde ortaya çıkabilecek anlaşmazlıkların mahkemeye taşınma ihtimali azalır.

Özetle, bir Ortaklar Sözleşmesi’nin varlığı, girişimin tasfiye sürecini daha öngörülebilir ve kontrollü hale getirir. Ortakların çıkarları korunur, mahkeme süreçleri minimuma iner ve varlıkların dağıtımı daha adil olur. Aksi durumda ise tasfiye aşamasında ciddi hukuki sorunlar ve anlaşmazlıklar yaşanabilir.​​​​​​​​​​​​​​​​

Bir Ortaklar Sözleşmesi’nin (SHA) yokluğu, bir girişim şirketinin olası tasfiye sürecini ciddi şekilde olumsuz etkileyebilir ve süreci karmaşık, uzun ve masraflı hale getirebilir:

  1. Belirsizlik ve Karmaşa
    Sözleşme olmadığında, tasfiye sürecindeki adımlar, varlıkların nakde dönüştürülmesi, dağıtım öncelikleri vb. konular net olmayacaktır. Bu da belirsizlik ve karmaşaya yol açar.
  2. Ortaklar Arası Anlaşmazlıklar
    Ortakların hak ve sorumluluklarının netleşmemesi, varlık dağıtımında, alacakların tahsilinde ciddi ortaklar arası anlaşmazlıklara neden olabilir.
  3. Mahkeme Süreçlerinin Artması
    Anlaşmazlıkların mahkemeye taşınma ihtimali de artar. Mahkeme süreci ise masraflı ve uzun olabilir.
  4. Varlık Kaybı Riski
    Mahkeme süreçlerinin uzaması ve belirsizlikler, şirket varlıklarının uygun şekilde nakde dönüşmesini engelleyebilir, değer kaybına yol açabilir.
  5. Kamuoyuna Yansıma ve İtibar Kaybı
    Ortaklar arasındaki anlaşmazlıkların kamuoyuna yansıması, girişimin ve markanın itibarını zedeleyebilir.
  6. Adil Olmayan Dağıtım
    Sözleşme olmadığından, varlıkların ve kârların dağıtımı bazı ortaklar aleyhine olabilir. Adil bir paylaşım sağlanamayabilir.
  7. Ortakların Haklarının İhlali
    Bazı ortakların mahkeme süreci boyunca hisselerine veya haklarına uygun şekilde erişememesi söz konusu olabilir.
  8. Çıkışta Zorluklar
    Bazı ortakların şirketten tam olarak ayrılması zorlaşabilir, alacakları ödemelerde aksamalar yaşanabilir.

Sonuç olarak, Ortaklar Sözleşmesi yokluğunda tasfiye süreci son derece zor, karmaşık, uzun ve masraflı hale gelebilir. Anlaşmazlıklar, mahkeme süreçleri, varlık kayıpları ve haklara uygun olmayan durumlar söz konusu olabilir. Bu nedenle profesyonel bir sözleşmenin varlığı tasfiye sürecini çok daha kolay ve sorunsuz hale getirir.​​​​​​​​​​​​​​​​

Ortaklık sözleşmesi (SHA) olmayan bir girişim şirketine yatırım yapmış bir yatırımcı açısından, ortakların şirketin tasfiyesine karar vermiş olması ciddi riskler ve belirsizlikler taşır.

  1. Yatırımın Geri Dönüşü Belirsizliği
    Yatırımcının ana amacı, yatırımının karşılığını almak ve kâr etmektir. Tasfiye sürecinde, Ortaklar Sözleşmesi olmadığından, yatırımcının pozisyonu, hisselerinin değeri ve alacağı tutar muğlak kalacaktır. Yatırımının karşılığını tam olarak alıp alamayacağı belirsizdir.
  2. Hisselerinin Durumu Muğlak
    Sözleşme olmadığı için, yatırımcının elindeki hisselerin veya mevcut payının tasfiye sonrası değeri ve dağıtım önceliği netleşmemiştir. Bu da büyük bir risk unsuru oluşturur.
  3. Ödenme Önceliği Belirsizliği
    Eğer tasfiye öncesinde yatırımcıya vadesi gelmiş ödemeler varsa, bunların geri ödenme önceliği muğlak kalacaktır. Sözleşme olmadığından, diğer ortaklara göre konumu bilinmemektedir.
  4. Şeffaflık ve Bilgi Eksikliği
    Ortaklar Sözleşmesi sağlayacağı şeffaflık olmadığından, yatırımcı süreçle ilgili yeterli bilgiye sahip olamayabilir. Haklarını ne ölçüde koruyabileceği muammadır.
  5. Anlaşmazlık ve Mahkeme Riski
    Diğer ortaklarla arasında hak ve yükümlülükler netleşmediğinden, ciddi anlaşmazlıklar çıkabilir. Bu durumda masraflı ve uzun mahkeme süreçleri kaçınılmaz olur.
  6. Likidite Riski
    Yatırımcının tasfiye sonrası nakde dönüşecek varlıkları zamanında ve tam olarak tahsil edip edemeyeceği belirsizdir.

Ortaklar Sözleşmesi olmadığı için yatırımcının haklarını koruması ve yatırımının karşılığını alması ciddi risk altındadır. Süreç tamamen belirsizlikler içerir ve yatırımcının aleyhine işleyebilir. Bu durum, yatırımcının tüm çabalarının ve beklentilerinin boşa gitmesine neden olabilir.​​​​​​​​​​​​​​​​

Ortaklık sözleşmesi (SHA) olan bir girişim şirketine yatırım yapmış bir yatırımcı açısından, ortakların şirketin tasfiyesine karar vermiş olması, yatırımcının haklarını daha net bir şekilde koruyabilmesini sağlayacaktır.

  1. Yatırımın Geri Dönüşünün Güvence Altında Olması
    Ortaklar Sözleşmesi, yatırımcının hisselerinin değerini, kâr payı alma önceliğini vb. detayları netleştirir. Böylece yatırımının geri dönüşü garanti altına alınır.
  2. Hisse Senedi ve Pay Haklarının Korunması
    Sözleşmede yatırımcının elindeki hisse senetlerinin veya payının tasfiye durumundaki değeri ve dağıtım önceliği açıkça belirtilir. Haklarını tam olarak koruyabilir.
  3. Ödenme Önceliğinin Netliği
    Eğer tasfiye öncesinde yatırımcıya vadesi gelmiş ödemeler varsa, bunların geri ödenmesindeki öncelik sırası sözleşmede yer alır. Alacaklarını garanti altına alabilir.
  4. Şeffaf ve Bilgiye Erişim
    Sözleşmede yatırımcının bilgi alma hakları düzenlenir. Böylece tasfiye süreci boyunca şeffaf bir şekilde bilgi sahibi olabilir ve haklarını koruyabilir.
  5. Anlaşmazlıkların Önüne Geçilmesi
    Ortaklar Sözleşmesi, tarafların hak ve yükümlülüklerini net bir şekilde ortaya koyduğundan, büyük çaplı anlaşmazlıkların çıkma riski minimuma iner.
  6. Likidite Güvencesi
    Sözleşmede, tasfiye sonrası varlıkların nakde dönüşmesi ve yatırımcının likiditeye kavuşma sürecinin detayları yer alır. Bu da likidite riskini minimize eder.

Sonuç olarak, Ortaklar Sözleşmesi olan bir girişimde, tasfiye kararı durumunda yatırımcının hakları güvence altındadır. Hisselerinin değeri, ödenme önceliği, bilgi alma hakkı gibi kritik unsurlarda herhangi bir muğlaklık yaşanmaz. Böylece yatırımcı, yatırımının karşılığını eksiksiz bir şekilde alabilir ve haklarını tam olarak koruyabilir.

Bir girişimcinin potansiyel ortaklık anlaşmazlıklarının ve diğer hukuki sorunların önüne geçebilmek için deneyimli ve iyi bir şirketler hukuku danışmanı ile çalışması son derece önemlidir. İşte bunun sebepleri:

  1. Sözleşme Hazırlama Uzmanlığı
    Ortaklar Sözleşmeleri (SHA) karmaşık ve kapsamlı belgelerdir. Bir şirketler hukuku avukatı, bu sözleşmelerin hazırlanmasında uzman olup tüm yasal gereklilikleri, öngörülmesi gereken durumları vb. dikkate alabilir. Böylece sağlam ve riskleri minimize eden bir sözleşme hazırlanabilir.
  2. Hukuki Riskleri Öngörme
    Deneyimli bir avukat, sektördeki teamülleri, yasal düzenlemeleri ve mahkeme kararlarını göz önünde bulundurarak, girişimin karşılaşabileceği olası riskleri önceden tespit edebilir ve sözleşmeye buna yönelik maddeler ekleyebilir.
  3. Çıkar Dengeleri
    Ortaklar Sözleşmesi’nde farklı ortakların ve yatırımcıların çıkarlarının dengeli bir şekilde korunması gerekir. Deneyimli bir avukat, tarafların haklarını gözetecek şekilde sözleşmeyi hazırlayabilir.
  4. Müzakere Desteği
    Özellikle büyük yatırımcılarla Ortaklar Sözleşmesi müzakereleri yaşanabilir. Bu noktada profesyonel desteğe ihtiyaç duyulur. Avukatlar, müzakerelerde girişimciyi destekleyebilir.
  5. İhtilafların Çözümü
    Sözleşme hazırlık aşamasında yaşanabilecek ihtilaflar, ileride büyük sorunlara yol açabilir. Deneyimli bir avukat, bu tür sorunları önceden tespit edip çözebilir.
  6. Güncel Mevzuata Hakim Olma
    Şirketler hukuku dinamik bir alandır, sık sık değişiklikler olur. Profesyonel avukatlar bu değişiklikleri yakından takip eder ve sözleşmeleri buna göre hazırlayabilirler.

Güçlü bir Ortaklar Sözleşmesi hazırlamak ve bunun getireceği riskleri minimize etmek için bir şirketler hukuku avukatı ile çalışmak neredeyse bir zorunluluktur. Aksi takdirde ciddi hukuki sorunlarla ve risk unsurlarıyla karşılaşılması kaçınılmazdır.​​​​​​​​​​​​​​​​

Ortaklık Sözleşmesi Örneği için bakınız;

GİRİŞİMLER İÇİN ORTAKLIK SÖZLEŞMESİ ÖRNEĞİ


Kitle Fonlama Sistemi Pusulası sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Gelişmelerden haberdar olmak ve ekosisteme katılmak için

← Geri

Yanıtınız için teşekkür ederiz. ✨

Kitle Fonlama Sistemi Pusulası sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin